type="text/css">
   
 
  SINOP ÜNLÜLERI

     

           SİNOP TÜRKÜLERİ 

Tayyareci Nuri Bey


Tayyareci Nuri Bey (1890 - 1914), ilk Türk pilotudur.

1890 yılında Boyabat'ta doğdu. Babası Boyabat'ın Kurusaray köyünden

Osman Efendi, annesi Okçumehmetli köyünden Seher Hanım'dır.

Topçu teğmen iken Fransa'ya gönderilmiş, sonrasında da Buca bröve

okulunda brovesini almış ilk Türk pilotudur. Ayrıca, Türkiye'de ilk kez

1600 metreye yükselmiş ve 240 km. hava yolculuğunu kesintisiz

gerçekleştirmiş hava subayıdır. Balkan Savaşları'na da katılmıştır.

Mart 1914'de İstanbul-Kahire seferinde Torosları aşmış Yafa'ya ulaşmış,

daha sonra Mısır hava sahasına girmek üzereyken uçağı düşmüş ve şehit

olmuştur.

 

 

 

Salih Zeki Bey

(D. 1864, İstanbul - Ö. 1921, İstanbul),

Osmanlı-Türk Matematik bilgini.

1864 yılında İstanbul’da yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Boyabatlı Hasan Ağa, annesi Saniye Hanımdır. Anne ve babasının ölümü üzerine ninesi tarafından on yaşındayken Darüşşafaka’ya verildi. 1882 yılında Darüşşafaka’yı birincilikle bitirdi. Aynı yıl Posta ve Telgraf Nezareti Telgraf Kalemi (Fen Şubesi)’ne memur olarak atandı. 1884 yılında Nezaretin Avrupa’da uzman telgraf mühendisi ve fizikçi yetiştirme kararı üzerine birkaç arkadaşıyla birlikte Paris’e gönderildi ve burada Politeknik Yüksekokulu’nda elektrik mühendisliği öğrenimi gördü. 1887 yılında İstanbul’a döndü ve eski dairesinde elektrik mühendisi ve müfettiş olarak çalıştı. Ek görev olarak Mekteb-i Mülkiye’de (bugün Ankara Üniversitesi’ne bağlı Siyasal Bilgiler Fakültesi) fizik ve kimya dersleri verdi (1889-1900). Bu arada Rasathane-i Amire müdürlüğünde ve II. Meşrutiyetin ilanından (1908) sonra Maarif Nezareti Meclis-i Maarif üyeliğinde bulundu. 1910’da Mekteb-i Sultani (bugün Galatasaray Lisesi) müdürlüğüne atandı. 1912’de Maarif Nezareti müsteşarı, 1913’te Darülfünün-ı Osmani (bugün İstanbul Üniversitesi) rektörü oldu. 1917’de rektörlükten ayrıldıysa da üniversitedeki görevini Fen Şubesi (Fakültesi) Müderrisi (Profesör) olarak sürdürdü. Ömrünün sonuna doğru aklî dengesini kaybetti ve tedavi altındayken 1921 yılında Şişli’deki Fransız Hastanesi’nde öldü. Fatih Camiinin bahçesine gömüldü.

3 kez evlenmiş olan Salih Zeki, bu evliliklerden birini Halide Edip’le (Adıvar) yapmış, ölümünden kısa bir süre önce ayrılmıştı. 

Salih Zeki, önde gelen son dönem Osmanlı matematik bilginlerindendi. İkdam, Darüşşafaka ve İktisadiyat gazeteleri ile Darülfünun dergisine sayısız katkıda bulundu. Dönemin ünlü bilginleriyle matematik ve fen bilimleri konusunda yazılı tartışmalara girdi ve bu konularda bir kısmı ders kitabı olmak üzere çok sayıda yapıt verdi.

Yapıtları: Hendese (Geometri) [lise ders kitabı]; Hikmet-i Tabiiye (Fizik) [lise ders kitabı]; Mebhas-ı Savt (Fonetik); Mebhas-ı Elektrik-i Miknatisi ((Elektro Magnetizma); Mebhas-ı Hararet-i Harekiye (Termodinamik); Mebhas-ı Cazibeyi Umumiye (Genel Çekim); Mebhas-ı Elektrikiyet ve Şariyet (Elektrik ve Kılcallık); Hesab-ı İhtimali (İhtimaller Hesabı); Mebhas-ı Hareket-i Seyalat (Akışkanların Hareketi); Hendese-i Tahliliye (Analitik Geometri); Mebhas-ı Nazariye-i Temevvücat (Dalga Teorisi); Heyet-i Riyaziye (Matematik Astronomi); Kamus-u Riyaziyat (Matematik Ansiklopedisi); Asar-ı Bakiye (Ölmez Eserler). Son iki yapıtın tamamı, ayrıca Henri Poincare’den çevirdiği dört kitap basılmamıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Yusuf Kemal Tengirşek (1873 - 1976)
 
 
İlim adamı, parlamenter ve devlet adamı Yusuf Kemal Tengirşek 1873 yılında Boyabat'ta doğdu.


Kuleli İdadisi'ni bitirdikten sonra Askeri Tıbbiyeye kaydını yaptırdı. Elinin sakatlanması sebebi ile Hukuk Fakültesine girdi. Bu okuldan başarı ile mezun olduktan sonra, Paris Hukuk Fakültesi'nde de okudu. Siyasi ve İktisadi ilimlerde doktora yapan Tengirşek, siyasi hayata atıldı. İktisat, Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarında görev yaptı. Türkiye ile Rusya arasında bazı antlaşmaları imzaladı.


Siyaseti bıraktıktan sonra Ankara Hukuk Fakültesi'nde Ekonomi Profesörü görevine tayin edildi, bu görevden emekli oldu. 1976 yılında öldü.

 
 
 
 

 

 

 

 

Serhat Özcan
(Tirbuşon)
 
1961'de Sinop Durağan'da doğdu. Babası Bahri Özcan Boyabat Aşıklı köyünde İbrahim hocanın küçük oğlu. Tiyatroya 1978 yılında amatör olarak başladı. Devlet tiyatrosu, Y.K. Bank çocuk tiyatrosu, Dostlar tiyatrosu, Ferhan Şensoy orta oyuncular, Beşiktaş Kültür Merkezi tiyatrolarında çalıştı. İstanbul Belediye konservatuarı tiyatro bölümünde okudu. "Bir Demet Tiyatro" ve Pembe Patikler dizilerinde rol aldı. Bir Demet Tiyatro'daki "Tirbuşon" tiplemesiyle tanındı. Halen Pembe Patikler ve Yayla Sanat Merkezi'nde kendi yazdığı "Sustuklarımı Biriktirdim" adlı tek kişilik komedi oyunla sanat hayatına devam ediyor.
Hazal adında bir kız babası.
 

 

 Faruk Ka
 
1973 İstanbul doğumluyu. Aslen Boyabat Ilıca Köyündendir İstanbul Yapı Meslek Lisesinden mezun olduktan sonra 2 sene amatör tiyatrolarda oyunculuk yaptı.

1991 senesinde başladığım özel dans derslerinin ilk meyvelerini muhabbet 1992 müzikalinde Şener Şen ve Emel Sayın la aynı sahnede dans ederek ve rol alarak topladı.

Aynı sene Yonca Evcimik ile başladığım dans serüveni 9 yıl profesyonel olarak devam etti.

Dansı hayatımda yaşam felsefesi olarak seçtiğim yıllarda Bestecilik ve Söz yazarlığını ilham perilerim tarafından bir kış gecesi kalbime ve ruhuma hediye edildi. Yetmemiş gibi birde vokal performansım eklendi.

1996 senesinde çıkarttığımız Bir Kaç İyi Adam grubunun ilk single, ardından Çıtır Kızlarla aynı kaseti paylaştığımız 2. albüm ve konservatuar Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Modern Dans Bölümünden mezun oldu.
 
Konservatuar yıllarımda sanat yönetmenliği ve koreografı üzerinde yaptığım araştırmalar sonucunda birçok sanatçı arkadaşımın kliplerinde konser ve televizyon programlarında çalışma keyfini yaşadı.
 
 

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:
S a a T
 
Reklam
 
HABERLER
 
_
ONLINE SAYAÇI
 
tracker
HTML KOD
 
Bugün 2 ziyaretçi (6 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=